Bu kural, Türkiye gibi laik bir ülkede geçerli olduğu gibi; adına İslâm Devleti(!) denen fakat alimlerinin Kur’an ve Sünnet’in değil, devlet başkanlarının emirleri doğrultusunda hareket ettikleri devletler için de geçerlidir! Başka bir ifadeyle din, Otorite’nin Kur’an ve Sünnet’e karşı olan olumlu, ya da olumsuz tutumuna göre şekillenir: Otorite, yani Devlet, gerçekten dine sahip çıkıp, onu yetkili hocalarla desteklese, “yanlış din anlayışları” dediğimiz olgu oluşmaz; ya da minimum seviyede olur ki, o da toplumda bir karşılık bulamaz!